Sonsuza Dek Yaşayabilir Miyiz? – Explained

Bir mini dizi inceleme yazısına daha hoşgeldiniz! Bu bölümde Netflix mini dizisi olan Explained ‘in ilk sezonundan “Sonsuza Dek Yaşayabilir miyiz?” inceliyoruz.

Bundan 200 yıl önce insan ömrü en fazla 40 yıl iken bilim ve mühendislik sayesinde ömrümüz artık çok daha uzun. Peki yaşlandığımızda ne oluyor da biz en sonunda ölmek zorunda kalıyoruz?

Yaşlanma deyince aklımıza neler geliyor? İşitme kaybı, zayıflayan kaslar, yüksek tansiyon ve unutkanlık bunlardan bazıları. Belki de en kötüsü, yaşlandıkça kronik hastalıklardan birine yakalanma olasılığımız da artıyor. Siz kanser deyin, ben diyabet, listeyi bayağı uzatabiliriz.

Böyle olunca, bu hastalıklarla savaşmak için çok yüksek harcamalar yapılıyor. Mesala Amerika’da sağlık harcamalarının %85’ten fazlası kronik hastalıklar üzerine ve bu savaş toplumun ve hükumetin odak noktası olmuş durumda. Bu yüzden bu hastalıkların altında yatan ana sebebe çözüm bulmaya çalışıyorlar : yaşlılık. Düşünsenize, yaşlı bir insanın bütün kanserlere yakalanma ihtimalini ortadan kaldırsak bile başka bir hastalık, mesala Alzheimer yüzünden ölebilir. Ama yaşlanmasını durdurursak, herhangi bir hastalığa yakalanmasını da engelleyebiliriz.

Yaşlanmanın en basit nedenini, hücrelerimizdeki hasarın birikmesi olarak açıklayabiliriz. Gençken vücudumuz bu hasarları tamir edebiliyorken yıllar geçtikçe vücut bu yeteneğini kaybediyor. Yaşlanmayı karşıtı kozmetik reklamlarını düşünün. Bunların çoğu yaşlanma belirtilerini yok etmeye yönelik şeyler, yaşlanmanın kendisini değil. İnsanlar bu şekilde yaşlanma ile savaşmaya çalıştılar. Peki ne oluyor da farklı türler farklı şekilde yaşlanıyor?

1961’de Dr. Hayflick, çoğu insan hücresinin en fazla 50 defa bölünebildigini gördü. 1980’de, kromozomlarımızdaki telomerler keşfedildi ve telomerler yapıları gereği her hücre bölünmesinde biraz daha kısalıyordu. Artık daha fazla kısalamayacakları zaman da hücreler ölüyordu. Yani telomerlerin kısalmasını engelleyebilirsek hücrelerimizin ölmesini de engelleyebiliriz gibi duruyor. Ve bizim vücudumuzda zaten telomerleri kısalmayan hücreler var desem? Aklınıza gelen hücre var mı hiç? Evet kanser hücrelerinden bahsediyorum.

Henüz bu hücreleri özel yapan şey bulunmamış olsa da, ömrü uzatan birkaç şeyi biliyoruz : düzenli egzersiz, güzel bir sosyal hayat, vejetaryen beslenme biçimi ve birkaç kadeh kırmızı şarap ile 100 yaşına kadar yaşamak mümkün olabiliyor. Model organizma C. Elegans’ın ömrü ortalama 14 gün kadarken tek bir genin mutasyonu ile 30 gün yaşaması sağlanabiliyor. Bu nasıl mümkün?

Susturulan gen insülin hormonunu düzenleyen Daf-2 geniydi, böylece yemek yeme sinyali veren insülin hormonu daha az olunca kurt vücuduna daha az yemek aldı. “Etrafta az yemek var ki ben daha az yemek alıyorum, tehlike durumu olabilir, hücrelerimi koruyup proteinlerimi daha düzgün üreteceğim ve DNA’ma daha az zarar vereceğim” düşüncesi kurdun ömrünü uzatmış olabilir diye düşünüyorlar.

Aynı geni Drosophila yani meyve sineğinde de mutasyona uğrattılar ve mükemmel bir şekilde onun da ömrü iki katına çıktı. Farelerin %50 daha uzun yaşadığı ve kronik hastalıklara çok daha dirençli oldukları görüldü. Tek bir gen bunu yapabiliyorsa yaşlanma konusunda çok büyük umut var demektir.

Drosophila çalışmasını okumak için buraya tıklayın.

Şimdi bilim insanları, 100 yaşına gelmiş insanların genomlarına bakıyorlar. Daf-2 gibi başka genler de mutasyona uğramış olabilir. Neler olduğunu bilirsek vücudumuzda aynı etkiyi yapacak ilaçlar üretebiliriz, böylece daha uzun ve sağlıklı bir yaşamımız olabilir gibi duruyor.

Bu çalışmayı okumak için buraya tıklayın.

Bazen şöyle bir şey de olabiliyor, bir hücre bölünmeyi bıraktığında ölmüyor. Kimyasal sinyaller yollamaya devam edip vücudumuzda gitgide birikmeye başlıyorlar. “Senescent cells” dediğimiz bu hücrelerin vücuttan temizlenmesi, farelerde ömrü uzatmayı başarmış.

Çoğu kişinin yaşlanma karşısındaki umudu, diyabet ilacı metformin olmuş durumda. İngiltere’deki bir araştırmaya göre, metformin kullanan insanlarda kardiyovasküler hastalıklar kullanmayanlara göre çok daha az görülmüş. Peki metformin yukarıda bahsettiğim kurdun ömrünü uzatan Daf-2 geninin insan versiyonu üzerinde etkili desem şaşırır mıydınız? Metformin şimdi yaşlılığa bağlı hastalıklarin tedavisinde kullanılmak için deneniyor. Eğer metformin yaşlılık hastalıklarını engellemede işe yararsa olabilecekleri düşünebiliyor musunuz?

Diyabet çalışmasını okumak için buraya tıklayın.

Serinin diğer yazıları:

Yaratıcılığın Altın Anahtarı : Yaratıcı Beyin
The Mind Explained : Hafıza

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir