Yurt Dışında Doktora: MD Anderson Cancer Center

Yurt dışında yüksek lisans serimizin bu bölümünde, Houston MD Anderson Cancer Center’da doktora yapan Fatma Betül Aksoy Yaşar var! Betül, lisanstan mezun olduktan sonra yüksek lisansı atlayıp direk doktora programına başladı. Hem doktora yaptığı için, hem de kendisi aynı zamanda bir anne olduğu için farklı bir bakış açısı verebileceğini düşünüyorum.

Şu an hangi okulda ve bölümde doktora yapıyorsun? Programının linkini paylaşabilir misin?

The University of Texas ve MD Anderson Cancer Center’in ortak açtıkları doktora programında, Cancer Biology bölümündeyim.

Program linki: https://gsbs.uth.edu/cancer-biology/

Başvuru koşulları linki: https://gsbs.uth.edu/admissions/

Neden yurt dışına gittin? Türkiye’de istediğin konuyu çalışan biri olsaydı kalır mıydın? Bildiğin kadarıyla yurt dışı ve Türkiye’deki doktora eğitimlerini karşılaştırabilir misin?

Ben genetik okumaya, bilim insanı olmaya ortaokulda niyet etmiştim, o zamandan beri yurtdışına çıkma isteğim vardı, en iyi eğitimi nerede alabilirsem orada okumalıyım diye bir düşüncem vardı. Böyle olunca, ilk hedefim Boğaziçi, sonrası yurtdışıydı. Ülkeme faydalı olmak, ülkemdeki bilimi geliştirmek istiyorsam, alanımı yerinde öğrenip, uzmanlaşmalıyım diye düşündüm, hala aynı fikirdeyim.

Türkiye’deki doktora eğitimi hakkında kişisel bir tecrübem yok. Ama burada gözlemlediğim, başarıya katkıda bulunduğunu düşündüğüm şeyleri yazabilirim.

Bilime ve bilim insanına çok değer veriliyor. Buna bağlı olarak maddi destek çok daha fazla oluyor. Büyük bir network var, ayni alandaki araştırmacıları düzenli olarak bir araya getiren, birbirinin çalışması hakkında fikir sahibi yapan imkanlar yıllardır organize edilmiş, artık yerleşmiş durumda. Disiplinlerarası çalışma, lablar ve enstitüler arası collaboration aranan şeyler, teşvik ediliyor. Farklı ülkelerden, kültürlerden bilim insanları bilimin merkezi diye buraya geliyorlar ve burada karşılıklı saygı içerisinde birlikte çalışabiliyorlar, herkesin projelere kattığı farklı bakış açıları önemseniyor.

MD Anderson Cancer Center

Doktora yaptığın okulu neye göre seçtin? Şehir/ülke seçerek mi ilerledin yoksa okulun ünü veya eğitimi iyi olduğu için direk okul mu seçtin?

Benim tecrübem biraz farklı oldu, evlenip geldim, eşim eğitimi için zaten New York’ta yaşıyordu. Ben de ilk New York’a gelmiş oldum, eşim MBA’ini bitirirken ben de bir sure Weill Cornell Medical College’da bir labda çalıştım. O labı tamamen research interestime göre seçmiştim. Sonrasında doktoraya başvururken Cornell’deki hocalarımın ve Londra’da yanında çalıştığım hocamın fikirlerini aldım. Eşimle nerede yaşamak isteriz onu da düşünerek, birkaç tane okula başvurduk.

MD Anderson için Houston’a mülakatlara geldiğimde şehrin sakinliğini, nispeten ucuz olmasını, grad school’un ortamını ve öğrenci çeşitliliğini çok sevdim ama en çok Texas Medical Center çekti beni, harika bir yer, ekip çalışması, disiplinlerarası çalışmalar, klinik-temel bilim kesişimi için inanılmaz fırsatlar var, üstelik MD Anderson ‘ın Cancer Biology programı çok kaliteli. Sonuç olarak New York’tan aldığım kabule rağmen yine de burada karar kıldık.

Okulları ve programları bulmak için hangi web sitelerini kullandın?

Tek bir websitesi hatırlamıyorum, ama Amerika’nın kendi içinde okulları doktora programının kalitesine göre sıraladığı siteleri vardı, onlara baktığımı, sevdiğim makalelerdeki yazar listesi neredenmiş diye not ettiğimi hatırlıyorum. İlginç bir anım da var, Boğaziçi Kimya’dan çok sevdiğim bir arkadaşım ben henüz lisanstayken Amerika’ya taşınmıştı. Bana MD Anderson’dan bahsetmişti belki ileride doktoraya gelirsin diye, ben de MD Anderson’u ilk kez duyduğum için, yok herhalde New York tarafını isterim demiştim 🙂

Okula genel bir başvuru yapıp okuldan mı kabul aldın yoksa önce hocayla anlaşıp hoca mı senin okula alınmanı istedi?

Genel başvuru, önce umbrella programa, biomedical sciences’a başvuruluyor. Lab seçerken programını da seçiyorsun. Cancer Biology’i sonra seçtim yani. Ben hocalara öncesinde hiç email atmadım, bazı programların websitesinde bunu yapmayın, hocaların genel başvuruya bir etkisi yok yazıyordu hatta, çekinmiştim. 

Ama örneklerini biliyorum, belki başvuru sezonu başlamadan önce hocalarla birebir görüşebilme, email atabilme imkanı olursa sizi görünür yapabilir, iyi bir izlenim hatırda kalırsa diğer başvurulardan sizinkini ayırabilir.

Başvurudaki en önemli şey sence ne? Referans mektupları mı, motivasyon mektubu mu, not ortalaması mı, yoksa tecrübe mi?

Bunun net bir cevabı olduğunu sanmıyorum. Okuldan okula, hatta aynı okulda seneden seneye değişebiliyor. Ama kişisel olarak yasadığım bir şey; mülakatlarımın birinde bir hoca bana, “senin Londra’dan aldığın referans mektubu okuduğum en güçlü mektuplardan biri, hocan seni çok güzel tavsiye etmiş” demişti. Londra’da sadece üç ay kaldığımı, diğer projelerime daha uzun vakit ayırdığımı düşünürsek, iyi bir referans mektubu önemliymiş diyebilirim.

Bir de, özellikle Amerika için benim tecrübe ettiğim bir nokta, international öğrencilerin yurtdışı tecrübesini önemsediklerini düşünüyorum. Hatta Amerika’da çalışmış, okumuş, exchange yapmış olmak başvuruyu güçlendiriyor diye düşünüyorum. Amerika’ya gelmek maddi olarak zorlayıcı olabilir, benim lisansta öyle bir imkanım olmadı mesela. Ama Avrupa ülkelerinde burslu bir yüksek lisans, staj, uluslararası sempozyumda kabul edilen/sunulan bir poster, başvuruyu yukarı taşır diye düşünüyorum.

Yine kişisel görüşüm, İngilizceniz ne kadar iyi olursa olsun, motivasyon mektubunuzu başkalarına okutun, fikir alin, varsa native speaker arkadaşlarınızdan yardım isteyin. Motivasyon mektubu çok etkili olabiliyor.

Sence “iyi” bir CV’de aradıkları şeyler neler? Ders dışı aktiviteler, kulüpler vb ne kadar etkili?

Açıkçası benim CV’mde Amerikalı öğrenci arkadaşlarımın çoğunda olan ders dışı aktivite, kulüp tarzı şeyler pek yoktu. Önemlidir eminim, artı oluyordur, ama oradan ret verileceğini sanmıyorum. İyi bir CV’de sahip olduğun research tecrübelerini kısaca ama aksiyon kelimeleri ile, birinci şahıs kullanarak güvenle özetleyebilmen önemli. Ne yaptın, ne başardın bu projelerde, senin bizzat rolün neydi, bunları anlatabilmen bekleniyor. Bunu bekliyorlar, çünkü burada lisansta böyle rolleri üstlenmeleri normal karşılanıyor, sorumluluk alıyorlar, bizimle birlikte, öğrenerek ama yine de bağımsız proje üzerinde çalışabiliyorlar.

Bir de tabi yine bu bağımsız çalışabilmeye, projede anlamlı bir katkının olmasına bağlı gelen yayın var, yayında yazarlar arasında olmak çok büyük bir artı. First author beklediklerini sanmıyorum lisanstan, ama yayına katkıda bulunmak CV’nin etkisini oldukça arttırır.

Sence seni neden kabul ettiler? Tek bir sebep söyleyecek olsan ne derdin?

Ben doktorayı training olarak görüyorum, kendimi ispatlayacağım kariyer noktası bu değil, bu beni asıl kariyerime hazırlayan bir eğitim. Çalıştım, gayret ettim tabi ki; research en sevdiğim şey, çok ve çeşitli tecrübe edinmeye çalıştım, not ortalamamı yüksek tuttum, bölümümü derece ile bitirdim, yurtdışı stajımda güzel sonuçlar elde etmeye, bağımsız bir proje yürütmeye çalıştım. Ama yine de kabul alamayabilirdim. Neden buradayım diye düşününce tek bir şey söyleyecek olsam, nasip derim.

Hermann Park’ta Betül ve oğlu

Eğer girdiysen GRE ve TOEFL hakkında önerin var mı?

Boğaziçi’nin dil eğitimi başarılı, yani hatta yanlış hatırlamıyorsam NYU’dan, TOEFL’a gerek yok sizi biliyoruz gibi bir şey demişlerdi bana. Ben dil öğrenmeyi severim, İngilizceyi de seviyorum, o yüzden açıkçası TOEFL’a çok çalıştım diyemem, hazırlıktan sonra pek essay yazmamıştım o yüzden yazı denemeleri yapmıştım girmeden önce. Faydası olmuştu.

GRE’ye çalıştım ama, çok korkmuştum GRE’den. Pahalı bir de, bir daha girmeyeyim diye baya öncesinde girmiştim, yaz tatiliydi, okul yoktu, o ara testler çözdüğümü, kelimeler ezberlediğimi hatırlıyorum. Sözel kısımdan korkmuştum, ona daha çok çalışmıştım, yine de puanımı o düşürmüştü, hala kızgınım kendisine. 🙂 Belki son ana bırakmamayı, mümkün olduğunca önceden halletmeyi tavsiye edebilirim, böylece asıl başvuruya odaklanmak kolay olur. GRE ya da TOEFL eskisi kadar etkili mi bilmiyorum.

Lisanstaki araştırmalarınla aynı konuda mı doktora yapıyorsun? Değilse kabul almaktaki motivasyonun neydi, nasıl ikna ettin?

Lisansta ben imkanım olduğunca çeşitli çalışmalar yaptım, ilgi alanımı bulmak istedim. Yani doktoraya hazır gitmenizi kimse beklemiyor, tabi research interestleriniz hakkında fikir oluşturmanızı bekliyorlar ama o alanda uzman olup gelmenizi değil. Ben mülakatlarda ilk önce, ben kesin karar verdim stem cell çalışacağım falan diyorken bir hoca şey demişti, sen lisanstan çıkıp gelmişsin, master bile yok, bu ne kesinlik, biraz daha açık fikirli ol. Haklıymış, belli olmuyor.

Doktora eğitimi bir problemi irdelemeyi araştırmayı ve analiz etmeyi öğretiyor, sonra bu eğitimi başka konuda da kullanabilmek yeteneğini veriyor. Ben şu an beyin çalışıyorum mesela, labım fare genetiği, hastalık modellemesi yapıyor diyebilirim. Ama projemin mekanizma kısmında kendi geçmiş ilgi alanlarımın hepsi var, stem cells dâhil. Çok seviyorum projemi. Geçmiş tecrübelerimin de bana farklı bakış açıları kattığını düşünüyorum. Farelerimin beni götürdüğü yere gidiyorum. 🙂 Ama giderken de bu bakış açılarını sentezlemeye çalışıyorum projemin içine.

Texas Medical Center

Doktora öğrencisinin hayatı nasıl geçiyor? Çalışma saatleri, koşulları, maddi durumlar nasıl?

Yoğun. Ben seviyorum, çok seviyorum. Deneylerim çıkmadığında sormayın, çok depresif oluyorum, ama projem ilerlediğinde laba koşarak gidiyorum 🙂 Doktorayla anneliğim hayatımın aynı zamanında başladı, minik bir oğlum var, o yüzden benim çalışma saatlerim belki çoğu öğrenci arkadaşımdan farklıdır. Bulduğun fırsatta çalış seklinde bir mottom var, vaktimin çoğu doktoramla ilgili şeyleri düşünerek, yaparak, ya da yazarak geçiyor.

Erken saatlerde labda yalnız çalışmayı severim, fırsatını bulduğumda hemen deney kurarım, okula yakın yasadığım için, haftasonları çalışmayacağım desem de yine de kendimi labda bulurum. Doktora bir iş değil, hayat tarzı, yani işi işte bırakmak gerçekten zor. Ben mümkün olduğunca erken gittiğim ve deneylerimi önceden planladığım için labda genelde çok geç saatlere kalmam, labdan sonraki vaktim de oğlum, eşim ve buradaki arkadaşlarımla geçiyor. Genele bakıldığında az sayıda da olsa, ebeveyn iken doktora yapan başka pek çok öğrenci var bizim programda.

Bazen yorucu oluyor, çünkü lisansın aksine, ölçülebilir net bir basari hissedemiyorsunuz, 5-6 yıl sonunu görmeden ilerlemek zorundasınız. Ve deneylerin, projelerin planlaması, yapılması, yazılması her şey sizin bağımsız göreviniz. Bazen deneyler çıkmıyor, hipotezler değişiyor, makale yayınlamak uzun sürüyor falan derken insanın zaman zaman ümitsiz hissetmesi mümkün ve normal. Çocukluk hayalim olmasaydı, beni bu kadar heyecanlandırmasaydı, bilim ile meşgul olmak benim için bu kadar mucizevi bir şey olmasaydı, bir hastalığın tedavisini ümit etmek,  yapamazdım diye düşünüyorum.

Çalıştığınız saatlere bakılırsa az para kazanıyorsunuz, Amerika’da bakıcılar/kreşler çok pahalı, sağlık/hastane çok pahalı. Pek çoğumuz burada yalnızız, ya da çekirdek aileyiz, eşler birbirine destek oluyor, gurbette arkadaşlar aile gibi oluyor. Maddi olarak geçinemez durumda değil doktora öğrencileri, ama doktora yapmayıp çalışsalardı daha çok kazanırlardı.

Houston

Burs bulabildin mi? Burssuz yaşanır mı? Okuldan maaş ya da hocandan hibe alıyor musun?

Benim bildiğim kadarıyla bizim alanımızda doktora programlarının çoğu, Amerika’da zaten burslu. Yani kabul alınca, eğitim masrafınız olmadığı gibi, aylık bir ücret alıyorsunuz, sigortanız da yapılıyor. MD Anderson ‘da, ilk iki yıl grad school ödüyor bu parayı, sonra labınızı seçince hocanızın/labınızın parasından geliyor. Tabi ben yine de ekstra burs alabileceğim, funding fırsatı olan yerlere başvuruyorum, hem tecrübe, hem kariyer için güzel bir başarı, hem de hocamı veya beni madden rahatlatan bir seçenek.

Lisans eğitimi MD Anderson ‘da olmadığı için Teaching Assistant olmak kimseye zorunlu değil, hatta başvuru ile alıyorsunuz o pozisyonu, sizden alt sınıf doktora öğrencilerinin dersleri için. Bizim sistemde,  asistanlık yaparken ekstra maaş yerine hocanızdan devralıp o dersin dönemi boyunca sizin masraflarınızı okul ödüyor.

Houston

Vize sürecin hakkında bilgi verebilir misin? Bazen okulların ve bursların son başvuru tarihleri farklı oluyormuş. Ne kadar süre önce okula ve bursa başvurmalıyız?

Benim vizem değişik oldu, belki aynı durumda olan vardır diye paylaşayım. Ben eşimin öğrenci vizesine ek/dependent olarak geldim (F2 visa). O vizemle ücret alarak çalışmam, ya da okumam yasaktı. Sonra kabul aldığımda, Türkiye’ye gidip vize değiştirme imkanım olmadı, ben de Amerika’da “change of status” yaptım. Vizemi buradayken değiştirdim yani. Ama tavsiye eder miyim, etmem. Çok önceden başvurduğum halde, çok sorun yaşadım ve doktoramın ilk dönemi başlayamadım. Birkaç ay erteleyip, vizem gelince ikinci dönem başladım. Türkiye’ye gidip vizenizi öyle degiştirin imkânınız varsa. Vize işleri zor, kolaylıklar dilerim uğraşanlara.

Betül’e çok teşekkür ediyor, doktorasında başarılar diliyorum <3 Aynı zamanda bu süreci bir anne olarak yönetebildiği için hem tebrik ediyorum, hem gurur duyuyorum.

Dileyenler Betül’e fbetulaksoy@gmail.com adresinden ulaşabilirler.

Betül’ün New York ve Londra stajları ile ilgili de yazı gelecek, beklemede kalın!

Serinin diğer yazıları:

Tufts Üniversitesi’nde Doktora
Rockefeller Üniversitesi’nde Doktora
LMU Münih’te Yüksek Lisans
KU Leuven’de Yüksek Lisans
Bonn Üniversitesi’nde Yüksek Lisans

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir