İyi Ki Doğmuşum Be!

Geçtiğimiz günlerde bir doğum günü daha geçirip 22 yaşımdan gün almaya başladım! Hayatımda ilk defa sorunsuz bir doğum günü geçirdim ve geçtiğimiz doğum günlerimle bu yılkıni karşılaştırınca, diyorum ki hayatımdaki bazı insanlar iyi ki var!


Kendimi bildim bileli doğum günlerim sorunlu geçer. İlkokuldaki doğum günlerimde bile mutlaka ama mutlaka ağlardım, herkes de sıkılıp giderdi 😀 Ne istiyorsam artık, “hiçbir şey istediğim gibi değil” diye odaya kilitlerdim kendimi. Ya da hep biriyle tartışırdım, hatta bir keresinde annemle tam 3 defa kavga etmiştim ve tüm günüm ağlayarak geçmişti.

Bana mutsuzluğun fotoğrafını çekebilir misin Abidin?

Lisede ise işler biraz daha düzelmişti. 18. yaş günümde ise gerçekten bir PRENSEStim, ortak hediye için toplanan oarayla gidip 55 tane oje almıştım!! (pişman değilim, yine olsa yine yaparım:)) 19. yaşımda ise bir arkadaşım çook güzel İstanbul temalı, üzerinde köprü, Galata Kulesi, Kız Kulesi olan mükemmel bir pasta yaptırmıştı <3 Üniversitenin ilk günündeyse yeni hayatımın (ve yeni yaşlarımın) mükemmel geçmesini sağlayacak insanlarla tanıştım, doğum günlerimdeki mutluluğum yaşımla doğru orantılı olarak artıyor heyo!

İstanbul tenalı pastam

Derkeeen gün geldi 2016ya. Bırak doğum gününü, bir gün ne kadar kötü geçirilebilirse o kadar kötü geçirdim. Doğum günümü hiçbir yakın arkadaşım kutlamadı, fizik labında eşimle bağırış çağırış kavga ettim, alerji oldum gözümü açamadım ve çok yüksek beklediğim bir sınavdan 6 (altı) aldım. Ve üstüne üstlük çok yakın bir arkadaşımla ciddi bir kavga ettim. İnsan böyle bir günde diyor ki, “ay iyi ki de doğmuşum valla yoksa bu insanlar kimi üzerdi?” 2016ya dair tek tesellim, 2 gün önce lise arkadaşlarımla kutladığımız Karaköydeki doğum günümdü.

Veeee sıra geldi hayatımın en güzel doğum günü 2017ye! Canım sevgili oda arkadaşlarım 3 senedir olduğun gibi gece 12de yatağıma pastayla geldiler ve bu mükemmel gün başlamış oldu <3 Ayrıca beğenip da alamadığım bir bluzu hediye olarak almışlar :)) İlk pastamı gecenin 12sinde yemiş oldum yani. Ertesi gün okuldaki restoranın çok sevdiğim müdürü doğum günüm olduğunu duyunca kocaman bir pasta ve daha da önemlisi KAHVE hediye etti <3 Daha sonra çok yakın bir arkadaşım kocaman bir KISIR tabağıyla karşıma çıktı ve Güney Çimlerde oturup güzel havayla kısırın tadını çıkardım. Eğer 28 Martta Güneyde bir kilo kısır yiyen birini gördüyseniz, evet o benim.

Güneyden sonra kısır getiren arkadaşımın “pastaların daha bitmedi duur” demesiyle önümde SUSHIeri bulmam bir oldu! Yum yum, şu dünyada en çok sevdiğim şeylerden ikisi kısır ve sushi ve ikisini peşpeşe yiyen Cemrenin mutluluğunu hayal edin 🙂 Sushileri mideme attıktan sonra “gel bir şeyler içelim” diye zorla bir puba götürüldüm ve karşıma çıkan grup, “doğum günümü kutlamayı unutmayın” diye elli kez hatırlattığım ama kutlamayan çok sevgili bölüm arkadaşlarım oldu! Önlerinde krokanlı pastam, ellerinde aylardır ciğere bakan kedi gibi baktığım termos ile hepsi benim için toplanmıştı. Müzisyen arkadaşlarım bile provalarını bırakıp gelmişlerdi.

Hayat gerçekten sizi her zaman şaşırtıyor. Yediğim tam 5 pasta ile diyetimi mahveden ama öğrenilmiş çaresizlik yaşadığım doğum günlerimi bu kadar da güzel hale getiren canım Umut, İlayda, Esra, Ceren, Bahar, Nuşin, Buğra, Cansu, Sinay ve Alpe aşırı aşırı içten teşekkür ederim; sizi çok seviyorum <3 İyi ki doğmuşum da sizi tanımışım be!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir