İstanbul: Kuzguncuk-Beylerbeyi-Çengelköy

Bazen bazı yerler ararsınız, “çok uzaklaşmayayım ama çok farklı olsun”, Kuzguncuk işte tam olarak o aradığınız yer! Üsküdardan ister otobüsle, ister benim gibi sahilden 20 dakika yürüyerek kolayca gelebildiğiniz bu şirin mahalle resmen gözlerinizden kalpler çıkartıyor <3 Yola masa atmış kahveler mi, renkli evler mi, sanat galerisi mi, ne ararsanız Kuzguncukta var.

Kuzguncuk

Üsküdar tarafından geldiğinizde sağ tarafta ana cadde olan İcadiye caddesi var ama bence asıl güzel olan sol taraftaki minik Çınaraltı kahvesi. Oturmadan önce kahvenin hemen karşısı ve İcadiyenin girişindeki Dilim Pastanesinden tanesi 1,5 liraya minik pastalarınızdan alın, sonra da kahveden taburenizi ve çayınızı alıp manzaranın tadını çıkarın derim ben. Çınaraltı kahvesi denize sıfır, köprü ve iskele görüyor. Eğer kafanızı dinlemek isterseniz saatlerce oturup hem gelen geçeni hem de geçen vapurları izleyebilirsiniz 🙂

Kuzguncuk

Parkın karşısında kalan İcadiye caddesi dünyanın en tatlı caddelerinden biri olmaya aday. Sanat galerinden tutun “bostan”a kadar, evet bostan, her şey var burada. Caddeden yukarı çıkarken soldaki ilk köşede Ekmek Teknesi nin çekildiği kahveyi görebilirsiniz, ayrıca sola dönen sokak da eski Perihan Abla dizisinin çekildiği sokakmış 🙂 Sokak takip ettiğinizde sizi İcadekiyedeki bir üst sokağa çıkarıyor, tam çıktığınız köşede dışını inanılmaz tatlı dekore etmiş bir kafeyle karşılaşıyorsunuz.

Kuzguncuk

Karşıya geçip ilerlerken sağda Nail Kitabevinin ayırdığı sokak Kuzguncuğu Kuzguncuk yapan yerlerden biri bence. Renkli ahşağ cepheli, cumbalı, sarmaşıklı evler karşılıyor hep sizi. İcadiyeye geri dönüp düz ilerleyince sol tarafınızda Osmanlı yemekleri yapan Zahir ve onun yanında giriş kapısını görebileceğiniz Kuzguncuk Bostanı var. Bostan bildiğiniz kocaman bir tarla, isteyen gelip bitki dikiyor, isteyen yoga yapıyor, isteyen de parkındaki salıncakta sallanıyor.

Kuzguncuk bostanı

Kuzguncuğu çok rahat 1 saatte gezdikten sonra otobüsle 10 dakikada Beylerbeyi Sarayına, oradan da Çengelköye geçmek hem çok kolay, hem de birbirlerine çok yakın oldukları için kısa sürede birsürü yer görmüş olursunuz. Beylerbeyi Sarayının girişi öğrenciye 5 lira ve bahçesi gerçekten güzel. Mükemmel bir Boğaz manzarasını geçtim, bahçesinde kocaman bir bambu ormanı var! İsterseniz müzeyi gezmek yerine bahçesindeki kafede oturup bir şeyler yiyip içebilirsiniz – şiddetle önerilir 🙂

Beylerbeyi Sarayı
Bambu ormanı

Beylerbeyinden minibüsle Çengelköye geldiniz mi, hemen Villa Bosphorus balıkçısının yanından iskeleye çıkın ve bence dünyadaki en güzel manzaranın tadını çıkartın. Minik balıkçı tekneleri mi ararsınız, iskelede yatan kediler mi, boydan boya köprü manzarası mı orası size kalmış. İsterseniz Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesine gidip oturabilirsiniz de ama bence manzarayı masa kapma derdi olmadan istediğiniz kadar izlemek daha güzel.

Çengelköy
Çengelköy

Anadolu yakası sahillerinin mükemmel manzarası ve dinginliğiyle kafanızı dinleyip huzur dolmak isterseniz, Kuzguncuk-Beylerberi-Çengelköy üçlüsüne 1 gün ayırmak İstanbulun yoğunluğundan kaçmak için çok iyi bir yol. Bence deneyin 🙂

1 Yorum

  1. Kuzguncuk'a gitmeyi planlıyordum yazıyı okuduktan sonra isteğim daha da arttı çok güzel olmuş eline sağlık
    👏

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir