2020 için 7 Yeni Yıl Hedefim

Herkese selam! 2019’dan tek beklentim sağlığı gerçekleştirmiş olarak 2020’ye giriş yapıyorum. Yılbaşında yeni yıl isteklerimi düşündüm ve gerçekten, ama gerçekten şu an hiçbir beklentim yok desem yeridir. Tek isteğim huzurlu, sağlıklı bir yaşam sürmek. Ama bunu herkes istiyor, biraz daha hedefim olsa, bir şeyleri başarmaya yönelik bir şeyler istesem yeni yıldan fena olmaz dedi ve sonra şunu düşündüm: Bu yıldan somut bir beklentim yoksa gelecekteki hayallerimi gerçekleştirmek için adım atayım bu yıl.

Akademik hayata dönüş

İlk olarak tabi ki aklımda zorunlu bir şekilde ertelenmiş akademik hayatım var. Amerika’da doktora yapmak istiyorum ve tabi ki güzel bir şehirde, başarılı bir okula gitmek isterim. Amerika’da lisansüstü eğitimi almak için girmeniz gereken GRE adında bir sınav var, bizdeki ALES’in İngilizce versiyonu gibi düşünebilirsiniz. Okuma, matematik ve yazma kısımları var. Matematik kısmı basit olsa da okuma kısmında çok zor, duyulmamış kelimeler olabiliyormuş.

Ben şimdi oturdum, İngilizce kelime ezberlemeye çalışıyorum. Başvurular eylülde oluyor, eylüle kadar ohoo ben yavaş yavaş, sıkışmadan dünyaları öğrenirim. Zaten çoğu okul artık GRE istemiyor ama başvurumu güçlendirmek için iyi bir sınav sonucu fena olmaz diye düşünüyorum.

“Kendini sabote etme Cemre”

Ama şöyle bir sıkıntım var, ben taa mezun olmadan “belki doktoraya başvururum” diye bu sınava çalıştığım için (çalışmak dediğim de ayda 5 yeni kelime öğrenmek) sanki çok uzun zamandır bununla uğraşıyormuş ama sanki hiçbir ilerleme gösterememiş gibi hissediyorum. Bunda hep aynı uygulamadan çalışmamın da etkisi var tabi ve bu “başaramamışlık” hissi benim asıl çalışmam gereken bugünlerde biraz hevesimi kaçırmaya başladı.

Ama aslında ben hiç oturup adam akıllı buna çalışmadım, gerçekten uğraşmadım. Ya da sınava girip düşük puan da almadım ki başarısız hissedeyim. O yüzden bu başarısızlık hissine odaklanmadan, yeni kelimelere çalışıp farklı bir şey öğreniyormuş hissi almaya çalışıyorum.

Sonra şunu düşündüm, daha doğrusu bir yerde şu sözü gördüm ve kafamda bir ampul yandı: “Kendi kendinizi sabote etmeyin” ve benim sınav konusunda yaptığım şey tam olarak kendi kendime çalışmamı sabote etmekti. Düşündükçe bunu hayatın başka bir yığın alanında yaptığımı fark ettim. Geçmişteki “başarısız” tecrübelerim, hayal kurduğum şeylerin olmaması ya da sadece geleceğe dair korkularım ve endişelerim benim kendi geleceğimi sabote etmeme sebep oluyor. Yeni yılda en büyük hedefim düşmanım Cemre’yi yenmek ve içimdeki potansiyeli görüp hedefime odaklanmak.

Yeni yıl için hedefle, inan ve olsun

Zaten ben korktuğum, “olmaz”, “yapamam” dediğim sürece hiçbir istediğim gerçekleşmeyecek. Geçen yıl bu konu üzerine yazılan Secret’ın başka bir kitabını okumuştum, The Secret Gençliğe Güç. Linkini buraya ekliyorum.

Aynı zamanda placebo etkisine de çok inanıyorum. Bir şeyin “öyle” olduğuna yürekten inanırsanız o şey öyle olur. Bir örnek vereyim, Umutun evinde kombide iki düğme var, biri kalorifer ısısı biri banyo suyunun ısısı için. Ben ikisini karıştırmışım ve ne zaman üşüsem-terlesem su düğmesini ayarlamışım. Ve doğru düğme olduğunu düşündüğüm için gerçekten de 1 hafta boyunca düğmeyi ayarlamamla terlemem-üşümem geçti, oysa evin ısısında hiçbir değişiklik yoktu. Böyle evren, inanç, evren konularına inanır mısınız bilmiyorum ama ben inanıyorum ve bu yıl enerjiler hayatımda kullanmak istediğim bir şey.

Doktora ve sınavlar

Akademik hayattan bahsetmeye geri dönüyorum. Eylül gibi GRE sınavına kaydolduktan sonra doktora başvurusu yapacağım. Bunu gerçekten istiyorum, hayal panomda fotoğrafı olan şehir/okullar var hatta. 2020’de başvurayım ve 2021’de başlayayım istiyorum. Mezun olmadan yüksek lisans başvurularına başlamıştım ama tedavi yüzünden yarım kalmıştı.

Yüksek lisans için nasıl adımlar attığım hakkında 3 yazı yazmıştım, bu yazının sonuna adreslerini eklerim bakabilirsiniz. GRE ve TOEFL’a girince onlarla ilgili yazı yazmak istiyorum, bu zorlu süreçte olabildiğince fazla kişiye yardımım dokunsun.

Kitap okuma alışkanlığım

Üçüncü sırada yılardır kafamın arkasında sürekli dönüp beynimi meşgul eden bir konu var: Kitap okuma alışkanlığı. Üniversite boyunca yurtta ışığın kapanma saatinden dolayı ve kitap koyacak yer sıkıntımız olduğu için çok kitap okuyamadım, mezuniyetten sonra da tedavi bulantılarından dolayı olmadı. Ama 2020 ile çok şükür böyle sıkıntılarımız kalmadığı için kitap okuma alışkanlığımı tekrar kazanmak istiyorum. 

2 haftada bir yeni kitaba başlayıp yıl sonunda 25 kitap okuma hedefim var. Hatta bunu hem birine karşı sorumlu hissetmek için, hem de başkalarına da ilham vermek için instagram üzerinden challenge şeklinde yapıyorum. Bir de “Goodreads” diye bir uygulama indirdim, oraya da okuduğum kitapları girerek ilerlememi takip edebiliyorum. Beni takip etmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

İnsanları eleştirmek

Hem bedensel, hem psikolojik bir şeyle devam ediyorum. 2019’da beslenemediğim için baya kilo verdim, hatta şöyle söyliyim kemo döneminde sadece 1 kilo verip ışın yemek borumu yakınca 4 kilo daha veren tek insan benimdir herhalde. Normalde 41 kiloydum, kemo ile 40’a, ışınla da 36’ya düştüm. Şimdi kilo almak için uğraşıyorum, hedefim 45 olmak ve bunun için gerçekten uğraşıyorum, sürekli mama ve besleyici proteinli shake’ler içiyorum.

Ama sinirimi bozan bir durum var. Beni görenler, tedaviden kilo verdiğimi bilenler bile “aaa ne kadar zayıflamışsın, ama biraz kilo al canım, bak bundan ye kilo aldırır” diyip duruyor. Ekmek yeme öneriniz için teşekkür ederim, ben kilo yaptığını bilmiyordum. Siz söyleyene kadar da ne kadar zayıf olduğumun farkında değildim, iyi ki söylediniz.

Peki size başka bir şey söyliyim, benim “bu kadar destek besine rağmen neden kilo alamıyorum” diye ağlayarak mama içtiğimi biliyor muydunuz? Ya da şekeri az olan, sağlıklı bir şekilde kilo aldıran besin bulmakta ne kadar zorlandığımı? Tabi ki bilmiyorsunuz. Bu beni gerçekten üzen ve strese sokan bir şey, bu bile kilo almamı engelliyor olabilir. Sizden rica ediyorum, insanların dış görünüşünde beğenmediğiniz değişiklikleri onlara söylemeyin. Neden kilo verdiğimi bilenler bile bunu yapıyor, bilmeyip söyleyenlere “ben iki yıl boyunca kanserdim, ondan böyle oldu” desem ne olur? Onları rencide ettim/utandırdım diye ben suçlu olurum.

Şu an kemonun yan etkilerini toparlamaya çalışıyorum, belki de bu sefer bana ciddi kilo aldıracak ilaçlar kullanacağım bilmiyorum. Bu sefer de “ayy kilo al dedim ama bu kadar da demedim, iyice şişmişsin” mi diyeceksiniz? Ben artık kimseyi bu şekilde değerlendirmeyeceğim. Eskiden kilolu insanlara sağlıklarına önem vermedikleri için çok saygı duyamazdım, artık belki de çok ağır diyet yaptıkları halde kilo veremediklerini düşünüyorum. Biliyorum bu söylediklerim dünyayı değiştirmeyecek ya da bir günde “bu kız doğru söylüyor, artık kimseyi eleştirmeyeceğim” demeyeceğinizi de biliyorum. Ama sadece bunun üzerine bir düşünün istedim. Bu yıl insanlara biraz daha saygı duyup empati yapmayı artırmak istiyorum.

Sosyal medya ve konsantrasyon problemi

Sosyal medyada geçirdiğim zamanı azaltmak ise diğer bir hedefim. Bunu “günde sadece 10 dakika instagrama bakıcam” diye söylemiyorum çünkü sosyal medyada vakit geçirmeyi gerçekten çok seviyorum 😀 Geçtiğimiz sene 2019’da elim boşken ve çok da bir şey yapmaya halim yokken sürekli telefona baktım ve bu artık fiziksel sıkıntılar yaratmaya başladı.

Örneğin sağ elim ve özellikle baş parmağım ağrımaya başladı. Artık ağrıya en ufak bir tahammülüm olmadığı için bir şey yapmam gerek diye düşündüm. Onu geçiyorum, telefonu ve bildirim kontrol etmenin, ekranı açıp kapatmanın ciddi şekilde konsantrasyonumu azalttığını düşünüyorum. Kitap okurken, dizi izlerken, sohbet ederken, yemek yerken yaptığım şeye dikkatimi veremiyorum. Hem o an yaptığım şeyi yapmaya devam ediyorum hem de telefona bakmaya çalışıyorum ve ikisinden de bir şey anlamıyorum. Mesala telefonla konuşuyorum, kapattığımda “ben şimdi ne konuştum” diye düşünüyorum.

Ayrıca artık sosyal medyaya girmek benim için refleks gibi bir şey olmuş. Instagrama gireyim diyorum ama aslında zaten instagramda oluyorum o an, girdiğimi çok sonra fark ediyorum. Bunu azaltmak için haftada 1 gün sosyal medyasız gün yapmaya karar verdim. Tabi ki whatsappı kullanıyorum ama diğer uygulamalara girmiyorum. Bunu 1-2 sene önce de yapıyordum ve hem ağrıyan elime hem zihnime çok iyi geliyor, size de öneririm.

Ruhumu da toparlayalım

Son olarak yogada gerçekten ilerlemek istiyorum. Yogaya nasıl başladım, hangi kanalı izliyorum gibi şeyleri çok sık soruyorsunuz. Ben 2018 başında yeni yıl hedefi olarak Youtube’dan Yoga with Adriene izleyerek başladım ve bence mükemmel bebiş bir kanal, Adriene köpeği Benji ile bana çok güzel bir enerji veriyor. Aslında biraz daha bu konu üzerine bilgilenirsem yoga (felsefesi) ve çakralar gibi şeyler üzerine yazmak gibi bir hayalim de var.

2019’da o kadar yoruldum ki 2020’ye girerken gerçekten hiçbir büyük beklentim yoktu, sadece huzurlu ve sağlıklı bir yıl diledim, sonra düşündükçe birkaç şey çıktı tabii. Umarım hepimizin istedikleri bu yıl sadece aklımızda değil hayatımızda da olur!

Yeni yıl isteklerimi özetlemem gerekirse;

  • Güzel GRE ve TOEFL sonuçları
  • Kendime ve enerjiye inanmak
  • Daha çok kitap okumak
  • Kilo almak
  • İnsanları eleştirmemek
  • Sosyal medyasız gün yapmak
  • Yogada ilerlemek

Bence gayet makul şeyler, 2021’de bunları değerlendirmek dileğiyle <3

Yüksek lisans yazılarım:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir