2017 Yansımaları ve Yeni Yıl

2017 hayatımın en parlak yılı değildi (2016 öyleydi). Bu sene açıkçası hayatıma dair “yapmayacağım, yapmam” dediğim ne varsa hepsini tek tek yaptım. Telefonumu değiştirirken “para verseler almam” dediğim bir markadan aldım. “Almanya’ya bir daha gitmem” dedim, iki gün üst üste gittim. Aslında hayat düzenimi de biraz bozdum denebilir. Son 4 aydır uyku düzenim, yemek düzenim, ders çalışma düzenim; hiçbir şeyim yok. Ben tam 2 yıldır un ve şeker tüketmezdim (yazısı burada), 2 aydır inada bindirmiş gibi lahmacun, sandviç ve pizza yedim.

Löp löp yemek yemem, gece geç yatmam tabi size “ne var ki, ben hep böyleyim” dedirtebilir ama bunlar benim bayadır alışkın olmadığım şeyler. Canım çılgın gibi kurabiye yemek, pastaya çikolatalı sos yapmak istiyor ama bir yandan da “kızım Cemre yıllardır yemedin, sonra kilo alacaksın” diye kendimi durdurmaya çalışıyorum. Sufle yerken “bi daha yemicem” diye ağladığımı biliyorum ben. Peki buna nasıl bir çözüm buldum?

Açlık vs 2 yıllık emek

Kendi kendime dedim ki, sınavlarım bitip de eve gidene kadar (28 Aralık) istediğimi yiyeceğim. Kendime mola hakkı tanıyorum, içim sızlamadan her şeyi yemeye karar verdim. Amaaa, eve gittiğim ilk günden itibaren detokslar mı dersiniz, günde 100 squat mı dersiniz bilemem ama gerçekten eski beslenme ve sağlık düzenime geri dönmek istiyorum. Kaçılın, bir elinde dambıl, bir elinde shaker olan Cemre geliyor!

80’ler modasını 93’te yaşamak

Ben genel olarak klişe şeyleri sevmeyen ve moda olan şeyleri mutlaka modası geçince yapan önyargılı bir insanım, mesala Fight Club’ı 20 yaşımda izledim. Zannedersin Robin Scherbatsky’yim de 80’ler modası Kanada’ya 93’te geldi. Sporun dışında bir de şöyle bir karar aldım, merak edip klişe diye okumadığım kitaplardan seçip bazılarını Mart’a kadar okuyacağım (ki yeni yıl yeni hedef olduğunu anlayayım). Mesala neleri okumadın da okuyacaksın derseniz; Simyacı, Yabancı, Kırmızı Pazartesi, Dönüşüm… Evet bunları gerçekten okumadım ve ilgimi çekmeye yeni yeni başladılar, çok da geç olmadan okuyayım dedim 🙂

Geçen yıl her gün cüzdanımda biriken bozuklukları kumbaraya atardım ve 1 ay sonunda 80 lira kadar biriktirirdim hep, bu sene bunu da yapmayı bırakmıştım. Bunu yeniden yapmayı düşünüyorum çünkü 1 ay sonra o para o kadar havadan, o kadar tatlı geliyor ki anlatamam size. Bunu kesinlikle yapmanızı öneriyorum.

Klişeleri yaşamak zorunda (mı)yım?

Ve bence en önemlisi bugüne kadar hayatta deneyim değil sadece yüzeysel gözlem biriktirdiğimi fark ettim. Mesala İtalya’ya gittim ama Roma’nın göbeğinde en turistik yerden makarnamı yedim, gidip de gerçekten İtalyanların yemek yediği, otururken saatlerce bağıra bağıra kahkahalarla sohbet ettikleri yerlerden yemek yemedim. Ya da gittim Paris’te Eiffel Kulesi’nin önünde takıldım, hiç bi kafeye oturup insanlar nasıl cool cool oturuyor, Fransızlar nasıl giyiniyor diye bakmadım. Bu yıl biraz daha kültürel deneyim kazanmak istiyorum.

Bunu da deneyimden sayar mısınız bilmiyorum ama son olarak şöyle bir şey var, artık standard bir üniversite öğrencisi neredeyse her konuda fikir sahibi ve bu konular üzerine tartışabiliyor. Ben biraz daha değişik konular hakkında da fikrim olsun istedim ve bu yüzden EdX’ten online derslere kaydoldum. Aldığım dersler arasında “Şarap Tadımı Yapmak” mı ararsın, “Köpek Hareketlerini Anlamak” mı, yoksa “Çin Uygarlığı” mı? Değişik değişik konular hakkında fikrim, konuşacak şeylerim olsun istedim ve böyle şeyler izlemeye başladım, bakalım nasıl olacak.

Farklılığı siz yaratın

Hayatımda neler istediğime şunu düşünerek karar vermeye başladım: Aynaya baktığımda ne görmek istiyorum? Bence bu herkesin hayatında yanıtını bulması gereken en önemli soru, yoksa ne yaşarsak yaşayalım bir türlü istediğimiz doyuma, mutluluğa ulaşamıyoruz.

Benim hayatımda kendime örnek aldığım, “aa bu kişi bunu yapmış, nasıl yaptı acaba, ben de yapabilir miyim” diye örnek aldığım çok insan var ve inanın hiç üşenmeden onlara mail atıyorum, Instagram’dan mesaj atıyorum, ne bileyim bir şekilde ulaşıyorum ve bu insanlarla iletişimde olmak beni inanılmaz motive ediyor. Bu iletişim sonucunda oturup saatlerce kahve içtiğim örneklerim de oldu, bana on bin kilometrelerce öteden kart atan da.



İstediğiniz hayatı siz kurun. 2017, hatta 2016 sizin yılınız olmadı mı, 2018’i siz baştan yaratın. En yakınlarınız sizi çok mı kırdı, konuşmak istiyorsunuz ama kızgın mısınız, boşverin siz yazın onlara. Onları yanınızda istiyorsanız siz onların yanında olarak başlayın buna. Avustralya’ya mı taşınmak istiyorsunuz, nasıl gidebileceğinizi araştırmaya başlayın. En güzel kahveyi mi içmek istiyorsunuz, bütün kahve çeşitlerini her yerde deneyin, favorinizi bulmaya çalışın ve bir daha asla kötü kahve içmeyin. “Ay keşke böyle olsa” demekle hiçbir şey yapamazsınız, sizi mutlu eden şeylere siz ulaşmaya çalışın ve bunların tadını çıkarın.

Gidin sevdiklerinize karşılık beklemeden hediye alın, onların mutlu olduğunu gördükçe siz de mutlu olun ve böylece musmutlu, her istediğinizin gerçekleştiği bir yıl olsun 2018 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir