1. Sınıfa Dönsem…

Yüksek lisans hazırlığı yaptığım şu günlerde istediğim okulların başvuru sayfalarından genel olarak ne istediklerini görünce “keşke zamanında şunu yapsaymışım, kimden fikir alsam, hareket etmek için geç mi kaldım” gibi birsürü soru oluştu kafamda. Ve sizin de geç kalmamanız için, daha yolun başındaki hazırlık ve 1.sınıflar için “1. sınıfa dönsem ne yapardım, tavsiyelerim neler olur” onları yazmaya karar verdim.

Öncelikle şuradan başlamak istiyorum, Moleküler Biyoloji ve Genetik okumak isteyip de internette araştırma yapan herkes Zephyrus Blogus Aslı Şahin’in yazılarını okumuştur diye düşünüyorum. Ben de tercih yapacağım zaman okumuştum ve bu yazının konusundan onun blogunda da bir tane yazı vardı. Bakalım o yazıyı okuduktan 4 yıl sonra benim kafamda neler şekillenmiş ve uyuşuyorlar mı 🙂

İngilizce geliştirmek

Amerika ve Kanada’daki bütün okullar başvururken TOEFL/IELTS yeterlilik istiyor ve bu sınavların speaking bölümü de var. Burada iyi bir not almak için ben olsam yavaş yavaş bir arkadaşımla -her zaman değil ama- arada sırada İngilizce konuşmaya başlardım. Bölüme spesifik olarak da derste sorularımı İngilizce sormaya çalışırdım. Böylece hem konuşma pratiği oluyor hem de terimleri kullandıkça daha iyi anlıyoruz. Zaten bizim okulda soruyu Türkçe sorduğun zaman cevaplamıyorlar…

Not ortalaması

İlk dönemde yapmadığıma pişman olduğum tek şey not ortalamamı yüksek tutmamak. Çünkü dönem ilerledikçe ortalamanız yükselmiyor arkadaşlar. Bir yerden sonra istediğiniz kadar AA alın, anca 0,1 artıyor. İlk dönemlerde ortalamayı yüksek tutunca hem motivasyonunuz artar, hem de 2. dönem ya da 2.sınıfta Erasmus’a başvurursanız ortalamanıza göre sizi yerleştiriyorlar. Ama o kadar da kasmayın, zaten bölüme yeni adapte olmaya çalışıyorsunuz, gidin varsa okulunuzda çimde falan yayılın. Notlarınız sürünmesin yeter. Benim ortalamam ilk dönem 2,2 ydi, daha sonra 4 dönemde onu 3,2 ye çıkardım. Bunu nasıl yaptığımı da buradan okuyabilirsiniz.

Stajlar

1. sınıfta hemen “bir laba girip teknik öğreneceğim, araştırma kasacağım” diye uğraşmazdım. Zaten ilk sınıfta çok bir bilgi olmadığından tekniklerin mantığını anlamak bence çok zor ve onun dışında 3. sınıftan itibaren hep labda olacaksın, ben şu an bitirme projesi yapıyorum ve labdan gece 11’den sonra çıktığımı biliyorum, biraz kendime zaman ayırmak istiyorum ama olmuyor. İleride sıkılmamak için ilk dönemden yorulmamak bence önemli. Ben 2. dönemde bir laba girmiştim ve pek bir şey bilmediğimden yanımdaki kız bana kötü davranıyordu, moralim bozuldu ve sonra 2.sınıfın sonuna kadar staj yapmadım mesala.

AMA 2. sınıfın ilk döneminden itibaren okulda istediğim bir laba girmeye çalışırdım. 2. sınıfın sonunda da labında çalıştığım hocayı referans göstererek yurtdışında staj bulmaya çalışırdım (Bu arada staj için referans göstermenize gerek yok, yurtdışında staj bulmak için “Yurtdışında Staj Nasıl Bulunur?” yazımı okuyabilirsiniz). 2. sınıf sonunda staja gidemedim mi, 3. sınıfın sonunda daha çok tecrübelenerek kesin gitmeye çalışırdım.

Stajdan konu açılmışken, yanında çalıştığınız doktora-yüksek lisans öğrencisi deney yaparken (ya da okuldaki bir lab dersi de olabilir bu) onu iyi izleyin. Hangi deneyi neden yapıyor, nasıl deney düzeneği kuruyor, hangi malzeme (en ufak bir cımbız bile olsa) ne işe yarıyor bunları iyi anlamaya çalışın ve bunları düzgün, sonradan bakınca anlayabileceğiniz bir lab defterine yazmaya çalışın. Sonra “bu jeli ben nasıl tutucam” diye ağlamayın, aparatı var onun. Ben bunu yapmadım ve stajlarımda benden tek başıma bir şey yapmamı beklediklerimde stres olup zorlandım açıkçası.

Referans mektubu almak

Çoğu iyi okul yüksek lisans başvurusu için en az 2 referans göstermenizi bekliyor. Staj yapa yapa referans gösterebileceğiniz kişileri bulabilirsiniz. Başvurular genelde 4. sınıf ilk döneminde (Ekim-Kasım gibi) yapıldığı için son sınıfta yapacağınız staj ya da projelere güvenmek yerine ilk 3 sene iyi referanslar bulmaya çalışın. 2.sınıfta yanında labda çalıştığınız kişi olabilir, hazır 3. sınıfta iyice donanımlıyken yanında çalıştığınız kişi ya da 3. sınıf sonunda yaz sonunda yine staj yaparsanız o kişiyi referans olarak gösterebilirsiniz.

Akademik hayat vs kişisel donanım

Belki de bizim bölümde en çok yapılan hata, yüksek not için kendini sadece okula ve laba adamak. Ama ben şimdi bakıyorum, yüksek lisans başvurularında akademik geçmişizini ve kendinizi anlatan yazılar istiyorlar. Diyelim ki notların ve akademik geçmişin, stajların çok iyi, kendinin nasıl biri olduğunu da anlatman lazım. Aynı iş görüşmesi gibi, grup çalışmasına uygun musun, liderlik-yönetim vasıfların var mı, seni diğerlerinden ayıran şey ne, başvurduğun okul çok sosyal bir yerse adapte olabilecek misin; bunları görmek istediklerini birçok yerden öğrendim. Mesala okul korosuna girmek olabilir, öğrenci temsilcisi olmak olabilir, ya da girişimcilik projesi olabilir, bunlar önemli şeyler-miş.
Youtube’da Stanford’dan kabul alan bir kızın videosunu izlemiştim, o da bunlardan bahsediyordu. Linkini buraya koyuyorum izlemek isteyen olursa. Ayrıca “Doktora Başvuruları” diye bir kitabım var, orada ortalaması 4.0 olan birini çok iyi bir okula almadıklarından bahsediyorlar, sebebi de kendini çok övmesi ve okullarının ortamına uyum sağlayamayacak biri olması. Uyum sağlama” konusu bence gerçekten önemli.

Makale okumak

Bizim 3.sınıfta her hafta makale sunup tartıştığımız 2 dersimi var ve makale okumak insana bir araştırma için hangi deneyleri yapmalısın, sonraki adım ne olmalı, pozitif ve negatif kontroller neler olmalı düşüncelerini sağlıyor. Bir makale okurken onu sırf okumuş olmak için değil de, “bu soruyu cevaplamak için hangi deneyleri yapmalıyım, hangi kimyasal daha iyi olur” gibi fikirleri edinmek için okumam gerektiğini ben malesef son senemde öğrendim.

Farklı dersler

Eğer aklınızda psikoloji ya da kimya gibi bölümlerle çift ana dal yapmak varsa, mutlaka 101 giriş derslerini alabiliyorsanız ilk sınıftan almaya çalışın derim, çünkü sonra zaman kalmıyor, almak istediğiniz dersleri alamadan mezun olmuş oluyorsunuz. Ben ilk psikoloji dersimi 3.sınıfta alabildim mesala ve sonraki dersleri alabilmek için çok az zamanım kaldı, anca 1, bilemedin 2 tane alırım diye düşünüyorym.

Bilgisayar-programlama

Benim okulumda bilgisayar konusu hep sıkıntılı oldu, ders verecek hocamız yoktu, bölümde ders açılmaması gibi sorunlar oldu. Bu yüzden de bilgisayar mühendisliğinden yazılım dersi almak zorunda kalanlar oldu. Biyoloji ile ilgili çok fazla bilgisayar programı öğrenemedim, ama şimdiki aklım olsa kesinlikle GraphPad Prism istatistik-analiz programını kullanmayı kendi kendime öğrenirdim. Deney sonuçlarınızı çok güzel toparlayabilir, makalelerde gördüğünüz efsane grafikleri yapabilirsiniz.
Doktora yapan bir tanıdığım artık kimsenin istatistik için Excel kullanmadığını, R kullandıklarını söylemişti ve ben tabi ki bunu da öğrenemedim. Biyomühendislik okuyan arkadaşlarım MATLAB görüyorlar, ama çok gerekli mi hiçbir fikrim yok. Biyoinformatik ile ilgilenmek istiyorsanız da Python öğrenebilirsiniz, yine hiçbir bilgim olmayan bir konu.
Bilgisayarla ilgili şunu da söylemek istiyorum, biz deney raporlarımızda yaptığımız grafikleri hep Excel‘den yaptık ama çoğu kişi doğru düzgün Excel kullanmayı bilmediği için (ben dahil), grafik yapmak deneyin kendisinden daha fazla zamanımızı alıyordu. Excel’i GERÇEKTEN düzgün kullanmayı benim de öğrenmem gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir